Dev Bal Kabağı kapağı
  • Yıl2026
  • YayıneviYeni İnsan Yayınevi
  • ResimleyenSuna Atal'er

Dev Bal Kabağı böyle bir hikâye. Toprağa bırakılan küçücük bir tohumun zamanla nasıl değiştiğini izlerken, aslında emeği, olgunlaşmayı ve birlikte olmanın gücünü de anlatıyor.

Birlikte başarmak…

Masallarda çoğu zaman bir kahraman çıkar karşımıza. Ama Dev Bal Kabağı'nda beni en çok etkileyen şeylerden biri, hikâyenin tek bir kahramanının olmaması.

Bazen bir işi tek başımıza yapamayız. Bazen bir el daha gerekir. Sonra bir el daha… Ve bir bakarız ki birlikte yapabildiğimiz şey, tek başımıza yapabildiklerimizden çok daha büyüktür.

Bu yüzden hikâye yalnızca bir bal kabağını değil; iş birliğini, dayanışmayı ve topluluğun gücünü de örtük bir şekilde anlatır.

Tekrar eden hikâyeler…

Çocuklar bu hikâyeyi tekrar tekrar dinlemeyi severler. Belki ritmi yüzünden, belki her yeni karakterin gelişi yüzünden, belki de sonunda herkesin birlikte hareket ettiği o an yüzünden…

Tekrar eden masallar çocuklara güven verir. Ne olacağını bilirler ama yine de heyecanla beklerler. Çünkü tekrar, çocuklukta her seferinde biraz daha derinleşmektir.

Tohumların görünmeyen yolculuğu…

Dev Bal Kabağı yıllar önce yuvada çocuklara anlattığımız bir masaldı. O günlerde bu hikâyenin nerelere ulaşacağını bilmiyordum. Çünkü bazı hikâyeler de tıpkı tohumlar gibi sessizce bekler.

Bu kitabın çizeri olan Suna ile yolumuz da böyle kesişti. Bir zamanlar yuvamızda bir çocuğun annesiydi; Dev Bal Kabağı'nı oğluyla birlikte dinleyen, yıllarca içinde saklayanlardan biri… Yıllar sonra aynı hikâye bu kez bizi yazar ve çizer olarak yeniden buluşturdu.

Akla değil, yaşama yakın…

Bu hikâyeyi yazarken çocuklara bir ders vermeye çalışmadım. Onların zaten bildiği bir şeyi hatırlatmaya çalıştım: Bir tohumun büyümek için zamana ihtiyaç duyduğunu, bazı şeylerin birlikte daha kolay olduğunu ve yaşamın kendi ritmiyle ilerlediğini…

Tohumlar acele etmez. Ama gecikmez de. Kendi zamanlarında filizlenirler. Bir çocuk da başka bir çocuğun yolundan ilerlemez. Her canlının kendine özgü bir oluşu, kendine özgü bir zamanı vardır. Belki de büyümek, o zamana güvenebilmektir.

Sevgiyle ekilen hiçbir tohum kaybolmuyor. Birlikte emek verilen şeyler büyüyor. Düşünmeden… Hissederek…